Nerede O Eski Ramazanlar

Kategori: Kitap Tanıtımı | 2

Ramazan-ı Şerif’in ortalarına geldiğimiz bu mübarek günlerde Çamlıca Kitap tarafından çıkarılmış güzel bir çalışma daha… Dünya bu durumda değilken bile unutulmaya başlanmış onlarca adetimizi öğrenip, hastalık illetini atlattıktan sonra da inşaAllah uygulama gayretine girmemize vesile olması duasıyla.

On bir ayın sultanı Ramazan-ı Şerif Ümmet-i Muhammed’in ayıdır. Gündüzlerin farz olan oruç ibadetiyle, gecelerin ise teravih namazlarıyla ihyâ edildiği mübarek bir aydır. Bu yüzden bütün Müslümanlar tarih boyunca Ramazan-ı Şerif’e çok büyük hürmet etmişler ve bu ayda dinî hususlara daha çok ihtimam göstermişlerdir.

Osmanlı Devleti devrinde daha bu ay gelmeden önce hazırlıklara başlanır, Ay’ın hilal şeklinde görülmesiyle Ramazan ayı başlardı. Bu ayda günlük hayat adeta yavaşlar, devlet daireleri yarım gün çalışırdı. Namaz vakitlerinde camiler cemaatle dolar taşar, Teravih namazları, Kur’ân-ı Kerîm tilavetleri, ilim meclislerinde yapılan sohbetler, vaaz ve nasihat için Anadolu ve Rumeli’ye dağılan medrese talebeleri, padişahın huzurunda yapılan huzur dersleri, Hırka-i Şerif ziyaretleri bu ayın hususiyetleri arasında olurdu.

Osmanlı’da Ramazan paylaşmak demekti, kardeşlik demekti. Konaklarda kurulan mükellef sofralara zengin fakir her kesimden halkın davetsiz gelip oturduğu bir ay demekti. Kılınan teravih namazından sonra ev sahibinin “mademki damak zevkinizi benim isteklerime kiraladınız bu da benim size hediyemdir” deyip misafirlerini kıymetli hediyelerle ödüllendirdiği bir aydı. Ramazan ayı zenginlerin fakirleri gözettiği bir aydı. Yine bu ay fakir fukaranın tanımadıkları kimseler tarafından mahalle bakkalından borcunun sildirildiği bir aydı. Günümüzde zannedildiği gibi Osmanlı’da Ramazan sadece Hacivat – Karagöz veya Direklerarasında yapılan birkaç oyundan ibaret değildi.

Bir aylık bir orucun ardından mükâfat olarak bayram gelir. Dostluk ve muhabbetlerin kuvvetlendiği, sevginin ve yardımlaşmanın arttığı günlerden olan bayramlar pek çok güzel örf ve âdetimizi ihya etmeye de vesile olur. Çocuklara hediyeler verilir, kırgınlık ve dargınlıklar unutulur eş, dost, akraba, anne baba ziyaret edilir, onların hayır duaları alınır. Bayram kutlama âdeti halk arasında da ehemmiyetini kaybetmemiş, bazı değişikliklerle beraber günümüze kadar ulaşmıştır.

İşte bu kitap asırlar öncesinde Osmanlı Devleti’nde Ramazan-ı Şerif ve bayramının nasıl karşılandığı, bu günlerde nelerin yapıldığı gibi birçok sualin cevabını bulacağınız makalelerden meydana geliyor. Herkesin mutlaka okuması gereken, ebat bakımından küçük, ancak muhteva bakımında dolu dolu olan bu eseri okurken “Nerede O Eski Ramazanlar” diyeceksiniz. Kitabı incelemeniz aşağıdaki bağlantıda istifadeye de sunulmuş.

https://www.camlicakitap.com/Data/EditorFiles/PDF/9786059964586-Nerede-O-Eski-Ramazanlar.pdf

2 Responses

  1. Halil Mustafa Güler

    Teşekkür ederim. Benim yaptığım bir giriş. Gerisi yayınevinin kitabını tanıtım yazısı… Böyle güzel yayınların tanıtılması amacımız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir