26 Şub 2010

İstanbul…

Yazar: Halil Mustafa Güler | Kategori: Osmanlı Tarihi

istanbul  

 Lale Devri’nin ünlü şairi Nedim, İstanbul’u pek güzel mısralarıyla şöyle tarif etmektedir:

Bu şehr-i Sitanbul ki bî misl ü bahâdır,
Bir sengine yek-pâre Acem mülkü fedâdır.
Bir gevher-i yek-pâre iki bahr arasında,
Hurşîd-i cihân-tâb ile tartılsa sezâdır.
 
   İstanbul hayrânı olan şâir Yahya Kemal, aziz İstanbul’u şöyle tasvir eder:

Sana dün bir tepeden baktım, aziz İstanbul!
Görmedim gezmediğim sevmediğim hiçbir yer.
Ömrüm oldukça gönül tahtıma keyfince kurul,
Sade bir semtini sevmek bile bir ömre değer.

    Asırlar boyunca İstanbul’u pek çok yabancı gelip görmüştür. Pedro de Urdemalas 16. Asırda gördüğü İstanbul için diyor ki: “ İstanbul’u Roma’ya Venedik’e Milano’ya Napoli’ye Paris’e veya Lyon’a benzetmek yanlış olur. Saydığım şehirleri de gördüğüm için diyebilirim ki, hepsi bir araya gelseler; tarihi ehemmiyet, genişlik, mevki, güzellik, ticaret ve bolluk bakımından hep birlikte İstanbul’a yetişemezler.”
   Busbecq, mektuplarında “Allah İstanbul’u sanki dünyânın payitahtı olmak üzere yaratmıştır.” demektedir.
   Leydi Montagu, “Rumlar  İstanbul’da Ayasofya’dan başka görülecek yer olmadığını söylerler. Oysa ki bir çok câmi’ inşâ tarzları ve büyüklükleri itibariyle ondan üstünler.” der. 
  Fransız yazar Chateaubriand, “İstanbul dünyânın en güzel yeridir diyenler, hiç de mübâlağa etmiyorlar.” demektedir.
    1848—1865 yılları arasında Osmanlı Bahriyesi’nde müşâvir olarak çalışıp “Müşâvir Paşa” diye meşhur olan İngiliz Amiral Sir Adolphus Slade, İstanbul’un baharını şöyle tarif etmektedir: “Baharın güzelliğinitarif etmek için İstanbul’u görmüş ve onun bağrında bu uyanışı yaşamış olmak gerekir. Bahar İstanbul’a Allah’ın verdiği bir armağandır. Bundan daha nadide bir ihsan olabileceğini sanmıyorum.”

2 Yorum “İstanbul…”

  1. Emre diyor ki:

    Hocam Nedim’in şiirini bir açıklar mısın pek anlayamadım. Ben gibi anlayamayanlar da vardır. 🙂

  2. Zeynep diyor ki:

    Emre Bey Nedim’in şiirinde diyor ki ; Bu şehir yani İstanbul öyle bir şehirdir ki eşi benzeri yoktur. İstanbul’un bir taşına Acem yani İran fedadır. İstanbul şairi olan Nedim, İstanbul’un bir taşı tüm İran’dan daha kıymetlidir.” diyerek İranbul’un kıymetini Doğu’nun önde gelen devletlerinden olan İran’dan daha değerli görmüştür.

    İkinci beyitte ise, “İstanbul iki deniz arasında tek parçadan ibaret olan bir mücevherdir.” diyerek İstanbul’un Marmara ve Karadenizin arasında bulunan bir mücevher kadar değerli olduğunu ifade etmiştir. İkinci beyitin ikinci mısrasında ise; “İstanbul öyle bir şehirdir ki dünyayı aydınlatan güneş ile mukayese edilse bu mukayeseye layıktır bunu hak eder.” demiştir.

    Halil Bey güzel bir yazı olmuş yüreğinize ve kaleminize sağlık…

    Tevfik Fikret’in İstanbul’u lanetlediği onu kötü sıfatlarla itam ettiği bir şiir olan Sis şiirne karşı Yahya Kemal’in yazmış olduğu Siste Söyleniş şiiride yine bir İstanbul şairi olarak addedilen Yahya Kemal’in İstanbulu sahiplenişinin ve ifade edşinin güzel bir örneğidir. Eğer okumadıysanız, önce “Sis”i ardından “Siste söyleniş”i okumanızı tavsiye ederim.

    Selam ve dua ile inşaallah…

    Hayırlı günler…

Yorum Yap,Fikrini Paylaş