22 Mar 2012

Bursa Kaplıcaları

Yazar: Halil Mustafa Güler | Kategori: Bursa Tarihi

       “…velhâsıl Bursa sudan ibarettir.” Evliya Çelebi, Seyahatname’sinde bir cümlede böyle tarif etmiştir Bursa’yı. Lâmiî Çelebi ise Şehrengîz-i Bursa adlı eserinde Bursa’nın her köşesinde güneş gibi parlayan bin çeşme olduğunu söyleyerek şehrin su bakımından zenginliğini anlatmıştır. Su şehri Bursa’nın değerlerinden bir tanesi de şifalı kaplıca sularıdır. Şehir merkezindeki Çekirge ve Kükürtlü kaplıcalarının yanı sıra Gemlik, İnegöl, Orhangazi ve Mustafakemalpaşa ilçelerinde de meşhur ılıca ve kaplıcalar vardır. Devamını okuyun »

10 Mar 2012

2.Abdülhamid Han

Yazar: Halil Mustafa Güler | Kategori: Osmanlı Tarihi

       9 Şubat 2012 tarihinde büyük tarihçilerimizden Yılmaz Öztuna vafat etti. 10 Şubat tarihi ise 2.Abdülhamid Han’ın vefat yıldönümü idi. Bu bağlamda hem kaybettiğimiz tarihçimizin vefatının bilinmesini hem de yine bu tarihçimizin yazmış olduğu bir yazı ile Abdülhamid han’ı hatırlamaktır gayemiz. faydalı olması dileğiyle.

Tarihçi Yılmaz Öztuna 23 Mayıs 2006 tarihli makalesinde şöyle yazmış:

Devamını okuyun »

12 Mar 2011

Bursa’da Tarih Yazılıyor

Yazar: Halil Mustafa Güler | Kategori: Bursa Tarihi

     BURSA’DA TARİH; YAZILMAYA DEVAM EDİLİYOR
-Bursa Büyükşehir Belediyesi, kentin soyut kültürel mirasının ayağa kaldırılması yönündeki çalışmalar kapsamında 6 yeni eseri daha Bursa belgeliğine kazandırdı.
– Başkan Altepe, Bursa’nın tarih, kültür ve tüm değerlerini ortaya çıkaran daha birçok eserin yazım aşamasında olduğunu belirterek, “Tarih; yazılmaya devam ediliyor” dedi. Devamını okuyun »

9 Mar 2011

Muradiye Külliyesi Restorasyonu

Yazar: Halil Mustafa Güler | Kategori: Bursa Tarihi

      Bursa’nın önemli değerlerinden biri olan Muradiye Külliyesi restorasyonuna beklenen karar çıktı
Uzun zamandan beri ilgi bekleyen külliyeler özellikle Muradiye Külliyesi anıtlar kurulundan alınan izinle Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından restorasyonu başlatılacak. Muradiye Külliyesi, Bursa’da Osmanlı Sultanları tarafından yaptırılan son külliyedir. Sultan 2. Murat tarafından 1425-1426 yılları arasında yaptırılmış ve içinde bulunduğu semte ismini vermiştir. Devamını okuyun »

18 May 2010

YA İSTANBUL BENİ ALIR, YA BEN İSTANBUL’U…

Yazar: Halil Mustafa Güler | Kategori: Osmanlı Tarihi

    Asırlar boyunca İstanbul birçok devletin gözdesi olmuş ve orayı ellerinde bulundurmak istemişlerdir. Yine şehri birçok yabancı seyyah gezmiş, hakkında sözler söylemiş ve şehre âşık olanlar uğruna şiirler yazmıştır. Pedro de Urdemalas 16. Asırda gördüğü İstanbul için diyor ki: “ İstanbul’u Roma’ya Venedik’e Milano’ya Napoli’ye Paris’e veya Lyon’a benzetmek yanlış olur. Saydığım şehirleri de gördüğüm için diyebilirim ki, hepsi bir araya gelseler; tarihi ehemmiyet, genişlik, mevki, güzellik, ticaret ve bolluk bakımından hep birlikte İstanbul’a yetişemezler.”
Busbecq, mektuplarında “Allah İstanbul’u sanki dünyânın payitahtı olmak üzere yaratmıştır.” demektedir. Devamını okuyun »

15 May 2010

Osmanlıların Boğaziçi Tüp Geçit Projeleri

Yazar: Halil Mustafa Güler | Kategori: Osmanlı Tarihi

        Sultan II. Abdülhamîd Han’ın tahttan indirilmesiyle yarıda kalan birçok projeden sadece birisi olan bu proje, şu an yapımı devam eden tüp geçit projesinden bir buçuk asra yakın bir zaman önce hazırlanmıştı. İstanbul’da ulaşım, tarih boyunca hep büyük bir mesele olarak gündemde kalmıştır. İki kıtayı ayıran boğazın bir şekilde geçilmesi bu meselenin odak noktasını teşkil etmiştir. Haliç kısmında ulaşım daha az maliyete sahip gemi ve köprülerle sağlanmışsa da boğaz kısmında ulaşım bu kadar kolay olmamıştır. Gemilerin devreye girmesiyle bir nebze rahatlayan boğaz ulaşımı, daha sonraları demiryolu ve kara vasıtalarının artmasıyla köprü ihtiyacını ortaya çıkarmıştır. Bu sebeple boğazın iki yakasını birbirine bağlayacak köprü ve tünel (tüp geçit)çalışmaları tarih boyunca ve bilhassa son yüzyılda gündemden hiç düşmemiştir.

Bu proje ile alakalı ayrıntılı bilgi almak isteyenler Yedikıta Dergisi’nin 13. sayısını temin edebilirler.

5 Mar 2010

Hamidiye Köprü Projesi

Yazar: Halil Mustafa Güler | Kategori: Osmanlı Tarihi

hamidiye    Sultan İkinci Abdülhamid Han zamanında, İstanbul Boğazı’nın, Sarayburnu-Üsküdar ve Rumeli Hisarı-Kandilli arasında olmak üzere iki köprü ile bağlanması projesi yapılmıştı. Fransız inşaat mühendisi F. Arnodin’e 1900 yılında çizdirilen projede köprülerin, Eyfel Kulesi’nin yapıldığı çelik teknolojisiyle yapılması hedefleniyordu.

Sarayburnu-Üsküdar arasındaki aktarma köprünün iki kara tarafından ayakları arasındaki mesâfe 1700 metre idi. Projede beş ayak üzerine kurulması planlanan köprünün orta ayağının 32 metre derinlikteki deniz tabanına oturtulması planlanmıştı. Denizden yüksekliği 50 metre olan köprünün altından asılacak teleferiklerle vagonların taşınması hedefleniyordu. Rumeli Hisarı-Kandilli arasında yapılması planlanan köprü ise ilgili vesîkasında “Cisr-i Hamîdî” (Hamîdiye Köprüsü) olarak isimlendirilmiş sâbit bir köprüydü. Projede istasyonların Bakırköy ve Bostancı’ya kurulması, böylece demiryolunun şehrin dışından geçmesi planlanıyordu.

Proje hakkında ayrıntılı bilgiyi  Çamlıca Basım Yayın’dan çıkan “HAMİDİYE KÖPRÜ PROJELERİ” isimli eserinde bulabilirsiniz.

26 Şub 2010

İstanbul…

Yazar: Halil Mustafa Güler | Kategori: Osmanlı Tarihi

istanbul  

 Lale Devri’nin ünlü şairi Nedim, İstanbul’u pek güzel mısralarıyla şöyle tarif etmektedir:

Bu şehr-i Sitanbul ki bî misl ü bahâdır,
Bir sengine yek-pâre Acem mülkü fedâdır.
Bir gevher-i yek-pâre iki bahr arasında,
Hurşîd-i cihân-tâb ile tartılsa sezâdır.
  Devamını okuyun »

15 Şub 2010

Osmanlı İtfâiyesi

Yazar: Halil Mustafa Güler | Kategori: Osmanlı Tarihi

   Tulumbacılar, yangın çıkınca etrafa yayılmadan söndürmek ve mahsur kalanları kutarmak için kurulan bir Osmanlı devri teşkilatıdır. 1720 senesine kadar İstanbul’da çıkan yangınları, yeniçeriler söndürürlerdi. XVIII. asrın başlarında yangın söndürmek için suyu tazyikle alevlere püskürten tulumba yapıldı ve tulumbacı ocağı kuruldu. 1869’da belediye merkezlerine, mahallelere tulumbalar verilerek semt tulumbacı ocakları, bir kaç sene sonra da itfaiye alayları kuruldu. 1923’ten sonra itfaiye teşkilatı belediyelere devredildi.

    Tulumbacılar şehrin yüksek yerlerindeki yangın kulelerinden yangınları haber alırlar, başta reisleri, omuzlarında su tulumbaları ve yangın söndürme aletleriyle yangın yerine koşarlardı. Yangına koşar adım gidildiğinden neferlerin yorulmaması için uygun yerlerde takım değitirilirdi. tulumbayı sırtlarında taşıyanlara Uşak, tulumba takımının ağası ve yol göstericisine Fenerci denirdi. Borucu su sıkılan boruyu taşır ve alevlere su sıkardı. Kökenci ise borucunun kullandığı boruyu tutarak düşmemesini sağlar hortumcu da hortumları kullanırdı.

8 Oca 2010

Sıfır ve Medeniyet

Yazar: Halil Mustafa Güler | Kategori: Genel

adsız       İslam matematik bilgisinin batıya yayılmasından önce Avrupa Kültürübir rakam sisteminden bile mahrumdu. Eski Yunan-Latin kültürünün rakamsız olduğundan sayılar rakamla değil harfle anlatılmıştır. Roma rakamlarında her sayı bir harfle ifade edilir. Mesela “I” harfi “bir” adedini,  “V” harfi “beş” adedini, “X”  harfi “on” adedini ve “C” harfi de “yüz” adedini gösterir! Fakat bu sistemde en zaruri rakam olan “sıfır” yoktur. Sıfırsız Roma rakamları ile de matematik ilimler kurulamayacağı tabiidir. Profesör Risler’in 1955’de yayınlanan eserinde İslam eseri olan sıfırın keşfi çöyle izah edilir: Devamını okuyun »